Bir kahveyi sevdiğinizi söylemekten bir adım sonrası
Hazır tadım kelimelerine yetişmeye çalışmadan, iki fincan arasındaki farkı kendi dilinizle anlatın.

Fotoğraf: Unsplash. Görsel, yazıya eşlik eden ilham fotoğrafıdır.
Bir kahvenin paketinde uzun bir tat notu listesi görmek, aynı kelimeleri fincanda bulmanız gerektiği hissini yaratabilir. Kendi kaydınız için önce daha basit bir soru yeterlidir: Bu kahvede hoşunuza giden veya değişmesini istediğiniz ne var?
Bir sıfat yerine bir karşılaştırma
“İyi” demek yerine, önceki fincana göre neyin farklı olduğunu yazmayı deneyin. Daha hafif mi hissettiniz, bitişi daha mı kısa geldi, aynı kahveyi farklı bir zamanda içtiğinizde beklentiniz değişti mi? Bu cümlelerin profesyonel bir değerlendirme formuna benzemesi gerekmez.
İlk izlenimi kaybetmeyin
Bir kelime bulmak için uzun süre düşünmeden, ilk dikkatinizi çeken şeyi not edin. Sonra isterseniz ayrıntı ekleyin. Belirsiz hissettiğiniz bir noktayı kesin bir tanım gibi yazmak yerine soru olarak bırakabilirsiniz. Not, o günkü deneyiminizi hatırlamanıza yardım etsin.
Kahveye eşlik eden koşullar
Fincanı nerede, neyle birlikte ve hangi demleme yöntemiyle içtiğinizi yazmak daha sonra karşılaştırmayı kolaylaştırır. Aynı kahvenin sizde bıraktığı izlenim her durumda aynı olmak zorunda değildir. Kişisel gözlemi kahvenin değişmez bir özelliğiymiş gibi genellemeyin.
İki sütunluk küçük bir sayfa
Bir sütuna “yeniden isterim”, diğerine “sonraki denemede değiştiririm” yazın. Her başlığın altına bir cümle ekleyin. Bu yaklaşım, bütün tadım sözlüğünü öğrenmeden de kendi tercihlerinizi fark etmenizi sağlayabilir. Zamanla kullandığınız kelimeler değişirse eski notların yanına yeni bir açıklama ekleyin.